Theater28 Türk Tiyatro Festivali, 19 Mayıs – 5 Haziran 2016 tarihleri arasında Berlin’de gerçekleştirilmiştir. Her yıl gerçekleştirilmek istenen bu etkinliğe Ankara Sanat Tiyatrosu ‚Selamun Kavlen Karakolu’ , Cengiz Küçükayvaz Tiyatrosu ‚Düş Yakamdan’ , Santral Kumpanya ,Aynı Aşkın Laciverdi’ ve ‚Gençler Masası’ , Hayal Perdesi ‚İmparatorluk Kuranlar’, Tiyatro Durak ‚Titanik Orkestrası’ ve Entropi Sahnesi ‚Yastık Adam’ oyunları ile katılmıştır.

 

TİYATRO FESTİVALİNE KATILMIŞ OLAN GRUPLAR

ANKARA SANAT TİYATROSU

"Selamun Kavlen Karakolu"

 

 

Aziz Nesin’in bir öyküsünden Yücel Erten’in oyunlaştırıp yönettiği oyun, iki dolandırıcının kendilerini polis olarak tanıtıp mahalleye sahte bir karakol açmalarıyla başlar. Halkın polis korkusundan dolayı üçkağıtçılara inanmaları ve itaat etmeleri bir kenara devletin de buradaki sahte karakolu ciddiye alıp resmi yazışmalarda bulunması; hatta buraya bekçi, polis, komiser tayin etmesiyle olaylar içinden çıkılamaz bir hal alır. Büyük usta Aziz Nesin’in yıllar geçse de gündemini yitirmeyen öyküleri bir kez daha AST’ın 50. yılında canlanarak hayat bulmuştur. Oyun 2 perdedir. 

  1. Direklerarası Seyirci Ödülleri 2012-2013 sezonu En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü SELAMÜN KAVLEN KARAKOLU adlı oyundaki performanslarıyla oyuncular ÖZGÜRCAN ÇEVİK ve ÖZGÜN AYDIN almıştır.

 

 

CENGİZ KÜÇÜKAYVAZ TİYATROSU

"Düş Yakamdan"

 

Şevket ve Nurten en az beş yıllık bir evlilikleri olan karı - kocadır. Zamanında aşkla ve sevgiyle kurulan bu evlilik yavaş yavaş çatırdamaya başlamıştır. Şevket bu süreç içinde babasının organize ettiği bir tatille Nurten’i Maldiv adalarına götürmeye karar verir. Amacı güzel bir sürpriz yapmak ve belki de çatırda-maya başlayan bu ilişkiyi bu yolla kurtarmaktır. Bu güzel plan Şevket ve Nurten’in derme çatma kiralık bir özel uçağa binmeleri ve bu uçağın da düşmesiyle bir anda mahvolur. Sonrası komik ve eğlenceli bir maceraya dönüşür.

 

SANTRAL KUMPANYA

"Gençler Masası"

 

 

Çalışma hayatına atılmış ama hala aynı evi paylaşan Arda ve Mithat, liseden yakın arkadaşları Eren’in düğünündedirler. Arda’nın eski sevgilisi Cansu ve Eren’in kuzeni Hilal de masalarını sık sık ziyaret ederler. Hayatları Eren’in başarılarının gölgesinde geçmiş bu iki arkadaş, düğün boyunca “hayata atılma, yuva kurma vb.” baskıları yoğun olarak hissederler. Oyun, bu baskılarla başa çıkmakta zorlanan gençleri konu alan bir komedidir.

 

SANTRAL KUMPANYA

"Aynı Aşkın Laciverdi"

Oyun, kulağımıza çalınan, gözlerimizle tanık olduğumuz, sıkılmadan bunalmadan arkadaşlarımızdan hikayelerini dinle-diğimiz, göz yaşları içinde okuduğumuz-izlediğimiz ve muhtemelen en az bir defa bizzat yaşadığımız aşkın hallerinden birçoğuna temas ediyor. İçindeyken farkında olmadığımız ‘aşığım ben’ hali ile biraz dalga geçiyor. Çünkü özünde komik olan aşık olma hali, yapacak bir şey yok, gülünmeyi hakediyor. İşletme son sınıf öğrencisi Melodi, işletme mezunu işsiz erkek arkadaşı Taner ve konservatuar öğrencisi Gizem ile evini paylaşmaktadır. Durgun yaşamları, Gizem’in yeni erkek arkadaşı Alper’in hayatlarına dahil oluşuyla bir süre hareketlenir gibi olur, sonra yine durulur. Oyun bu sıradan sıkıcılığın, ilişkilerin, özellikle de aşkın komedisidir.

 

TİYATRO DURAK

"Titanik Orkestrası"

 

 

“Hiçbir trenin durmadığı, unutulmuş küçük bir tren garında yaşayan dört serserinin eğlenceli öyküsü.  Unutulmuş bu serserilerin amaçsız bekleyişleriyle devam eden durağan yaşamları, bir trenden atılan gizemli bir sandıkla birdenbire değişir. Boytchev’in bu hayalperest, küçük komik insanları, sandığın içinden çıkan “Harry Houdini” ile kim olduklarını bulmaya, dünyayla bağlantı kurmaya çalışırlar. Varlık ve yokluk kavramlarının tartışıldığı, gerçeklik ve hayal arasındaki sınırların sorgulandığı oyun, kahkahalar arasında modern insanın trajikomik durumunu gözler önüne seriyor.”

 

HAYAL PERDESİ

"İmparatorluk Kuranlar"

 

 

Bizi rahatsız eden nedir? Hayatımızda neyi kabul ya da inkar ederiz; ihtiraslarımız bizi nereye götürür, ne ararız? Boris Vian'ın son oyunu, alaycı trajedi "İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz", işte bu ve benzeri sorularla başlar.

"Kule şeklinde yüksek bir evde yaşayan aile, nereden geldiği belli olmayan gizemli bir sesin yarattığı korkuyla kaçmaktadır. Kaçtıkları yer, evlerinin gittikçe daralan ve boşalan üst katlarıdır. Neden korktuklarını bile bilmeyen bu insanların her çıkışı, her kaçışı, korku esaretiyle birlikte yalnızlığa, eksilmeye, çöküşe doğru yapılan bir yolculuktur."

 

ENTROPİ SAHNE

"Yastık Adam

  

"Yastık Adam" bir kara komedi. Hayatın her alanına ve insanın her dönemine nüfuz eden şiddetten söz ediyor. Şiddetin bireyleri ve toplumsal hayatı nasıl bir noktaya taşıdığını fark ettiğimizde bizi dehşete düşürüyor. Çocukluk döneminde ailede başlayan şiddet sarmalının kurbanı olan oyun kişilerinin; çıkmazdan kurtulmak için izledikleri yolun saçmalığı ise güldürüyor…

Yazar Katuryan'ın sıra dışı öykü anlatılarıyla gelişen oyun; gerçekle kurmacanın, masumla suçlunun, suçla cezanın iç içe geçtiği, birbirine karıştığı bir dünyaya taşıyor izleyenleri. Bu büyük şiddet sarmalının, toplumsal ve bireysel yaşamlarımızın oluşmasında tahminimizden çok daha büyük bir etkisi olduğunu fark etmek biraz da rahatsız ediyor.

 

Joomla templates by a4joomla